SEYYÎD SÜLEYMAN-I – Alper ÇAĞLAYAN

                                   Araştırmacı-Yazar

            Anadolu’da gelmiş geçmiş pek çok Hakk âşığı vardır. Birçoğunun adı yakın çevresi dışında pek bilinmez. Bilinmemesinin nedeni, âşığın yeteneksizliğinden ya da eserlerinin iyi olmayışından değil de, yakın çevresinde yeterince anlaşılamamış ya da ozanın kendisini iyi reklam edememiş olmasındandır.

            Seyyîd Süleyman da işte bu âşıklar grubundandır. Mütevazı yaşamı ve çevresi tarafından değerinin anlaşılamamış olması nedenleriyle, eserleri sınırlı bir çevre içinde kalmıştır.

            Sefalama, nefes, deyiş ve düvazimâmları çok değerli ve derin anlamlı olmasına rağmen, tanıtılmadığı için hakkı olan ünü, gerektiğince kazanamamıştır.

            Öyleyse, kimdir bu Seyyîd Süleyman?..

            Seyyîd Süleyman; Fatih devrinde yaşamış, İstanbul’un fethine Bursa Subaşısı ve Cebeci Ağası olarak katılmış, Cibali kapısını kırarak şehre giren kuvvetlerin komutanı olan Cebe Ali Bey’in(1) soyundandır.

            Cibâli Sultan ya da Cebe Ali Bey, Horasan erenlerinden olup soyu İmam Musa-i Kâzım’a dayanmaktadır. Kendisi evlenmediği ve çocuğu olmadığı için, Hakk’a yürümeden önce, kardeşi Seyyîd  Murad’a el ve icazet vererek postuna oturtmuş ve soyu kardeşinden devam etmiştir.

            Seyyîd Süleyman, Cibâli Sultan’ın el ve icazet verdiği kardeşi Seyit Murad’’n torunlarındandır. Dolayısıyla, hem soy olarak, hem de “yol” bakımından Cibâli Sultan ve dolayısıyla Peygamber neslindendir.

            Cibâli Sultan’ın Hakk’a yürümesinden sonra, kardeşi Seyyîd Murat ve soyundan gelenler, zaman içinde Bursa’dan önce Eskişehir’e, oradan da Yavuz Sultan Selim zulmünden kurtulmak için Ankara yöresine hicret etmişlerdir. Son olarak da Çubuk İlçesi Susuz Köyü’ne yerleşmişlerdir.

            Seyyîd Süleyman, işte bu Susuz Köyünde hicri 1274 (M.1857) yılında doğmuş ve burada yaşamıştır. Babası Seyyîd  Abdullah’tır. Çok sâde bir yaşam sürmüştür. 1310’da (1893) aşk bâdesi içmiş, yedi yıl gibi kısa bir sürede pek çok deyiş, nefes ve düvazimâm söylemiştir. Kendisinin okuyup yazma bilmeyişi, çevresindeki yakınlarının da onun gerçek değerini, gerektiği ve layık olduğu şekilde tam anlamıyla anlayamadıklarından, eserlerinin tamamı, zamanında maalesef yazılamamıştır. Daha sonraları ağızdan ağıza söylenerek geçen eserlerinden bir kısmı günümüze ulaşmıştır.(2) Deyiş ve düvazimâmları cem ibadetlerinde söylenir.

            Seyyîd Süleyman, 1317’de (1900)(3) hiç değer vermediği bu fâni dünyadan gerçek âleme geçmiştir.

            Çok genç yaşta (43 yaşında) göçen Seyyîd Süleyman, eserlerinin tümünü yedi yıl gibi kısa bir sürede vermiştir.

            “Yedi” sayısının Seyyîd Süleyman’ın yaşamında özel bir yeri vardır:

  1. Yedi yıl Hakk âşıklığı yapmıştır.
  2. Yedi kez bu dünyaya geldiğini deyişlerinde söylemiştir. Bir deyişinde şöyle diyor:

          Bilirsen tarîkım, oku künyemde

          Menâref sırrıdır, söylenmez yad’a

          Yedi kere mihman oldum dünyada

          Pîrim Hacı Bektaş Velî bu zaman.

          Başka bir deyişinde de:

          Seyyîd Süleyman’ım kaynadı yine

          Dünyanın binası oynadı yine

          Ağlayacak gündür, hem yana yana

          Yedi kere don değişen bu tendir.

          Diyor.

          3- “Yedi âşık”a dem verildiğinde, kendisinin de içtiğini, yani, yedi yaşamından birinde, yedi âşıktan biri olarak dünyaya geldiğini bir deyişinde söylüyor:

          Eflak-ı semâda yedi kapı açtım

          Kırk sekiz eflakta bir şara düştüm

          Yed’âşıka dem verildi, ben de içtim

          Kırkların ceminde coştum o zaman.

          Başka bir sefer dünyaya gelişini de şöyle anlatıyor:

          Hergiz zindancıyam Çin-i Maçin’de

          Çok cenkler eyledim küffar içinde

          Mülcem şehit etti kırk üç yaşımda

          Yetmiş iki pâre olan bu tendir.

          “Sene üç yüz onda düştüm bu sevdaya” dediği deyişinden 1310’da (1893) âşıklığa başladığını anlıyoruz. Yine aynı yıl, bu sevdaya düştüğü için kendisine deli dendiğini söylüyor:

          Temam oldu dört duvarın temeli

          Bundan sonra Hak lokması yemeli

          Sene bin üç yüz on, tarih koymalı

          Seyyîd Süleyman’a deli dediler.

          1317’de (1900) dünya değiştireceğini bir deyişinde şöyle bildiriyor:

          Ârifler fehmeder dâr-ı fenâyı

          Mü’minler al giysin, yaksın kınayı

          Üç yüz on yedide seyret dünyayı

          Mülkün sahibi var, kıla ne minnet.

          Yine bir deyişinde:

          Süleyman’ım büyütmüşler riyâyı

          Kaldırmışlar edep, udu, hayâyı

          Bin üç yüz on yedi derler bu ayı

          Her cemalde nur kalmamış şimdilik

          Diyor.

          İlk deyişini (sefȃlama), Hacı Bektaş evlatlarından Cemalettin Efendi evine konuk geldiğinde söyler ve “himmet” aldığı için dili açılır:(4)

          Sefa geldin dost bağının bülbülü

          Merhaba sevdiğim hâne sizindir

          Himmet et, açılsın ednânın dili

          Merhaba sevdiğim hâne sizindir.

          Şerîatte şu senindir, bu benim

          Tarîkatte ne senin var, ne benim

          Ermişsin hakîkate yoktur gümanım

          Merhaba sevdiğim hâne sizindir.

          Okuyup tarîkım görenim gelmiş

          Şu garip halimden soranım gelmiş

          Dört kitaptan dersim verenim gelmiş

          Merhaba sevdiğim hâne sizindir.

          İçip de katreden kananım gelmiş

          Gevherin meydana dökenim gelmiş

          Perdesiz cihanı görenim gelmiş

          Merhaba sevdiğim hâne sizindir.

          Seyyîd Süleyman’ım yel nerden attı

          Halis ustaz imiş, gevherin sattı

          Gökte ararken yerde elimden tuttu

          Merhaba sevdiğim hâne sizindir.


(1) Lakabı Cibâli Sultan olup, şehrin bu kesimine onun adına izafeten Cibâli semti, kırdığı kapıya da Cibâli Kapısı denmiştir.

(2) Bu bilgiler, torunlarından Arif Hikmet Dalkılıç,  kızının torunu Yakup Akdoğan ve çevre köylerde yaşamı hakkında bilgi sahibi olan kişilerden alınmıştır. Ayrıca, eserleri tarafımdan derlenmiş ve kitap halinde yayınlanmıştır.

(3) Aynı kaynaklar.

(4) Aynı kaynaklar.

Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir