Alevi Bektaşilik Yesevi Horasan Ekolü mü ? Yoksa Vefai Mezopotamya Ekolü müdür?

Anadolu’da büyük Babai yenilgisi ile dağılan ve Hünkar Hacı Bektaş Veli nin önderliğinde toplanan Alevi Bektaşilik Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin Hakka yürümesi merkezileşen Osmanlı Devletinin Alevi Bektaşileri dışlaması ile sönümlenirken Sofu Beyazıt’ın Cem Sultan la taht kavgası ile 2.Beyazıt’ın Alevi Bektaşi topluluklara Yeniçeri Ocağına dayanma isteği Cem Sultan’ın Sünni ulemeya dayanması sonucunda 2. Beyazit Hünkar Hacı Bektaş Veli evladı Seyit Ali Sultan evladı Mürsel Bali evladı Balim Sultani Yunanistan Dimetoka Ruşenlerden getirtip Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahına oturması Alevi Bektaşilere tekrar bir altın çağı yaşatmıştır.

Alevi Bektaşilik Pir Balım Sultan başlayan parlak dönem sönümlense de Kızılbaş ve Bektaşilik bir uzlaşma ve birlikte hareket ederek uzun süredir kopan ilişkiler yeniden örülse de Pir Sultan Abdal , Şah İsmail Hayati ve Kul Himmet Dede Pir Balım Sultan’ın Serçeşmeliği Pir-i Sani Bektaşiliğin ikinci kurucusu ünvanı alsa da bu süreç Şah Kalender Abdal Çelebi İsyanı ile birlikte tersine döndü.

Önce Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı Çelebi ve Babagan diye bölündü. Sonra Yeniçeri Ocağı kapatılıp Dergah Nakşi Şeyhlerin elinde darmadağın edildi. Kızılbaş Ocakları Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahından koparılıp neredeyse Alevi Bektaşilik üç kola ayrıldı.

Abdülhamit zamanın da azınlıkların ayrılma isteği dışlanan mevcut Sünni anlayışa göre Rafizi Mülhid Kızılbaş Etraki Bi Idrak Türk denilen Alevi Bektaşi toplumu ülkeni Türkçülük adı altında Şamanik unsurları ağır ama en azından Türk diye tekrar üzerinde çalışılması gereken bir topluluk oldu.

Fuat Köprülü akıl hocası Ziya Gökalp’ın oluşturduğu doktirin ile Türk Milletinin bir parçası ancak ‘doğru islami’ olan sünnilik ile ‘dinsel sapkınlık’ olarak Alevi Bektaşilik gösterildi.

Sünni topluluk Ortodoks yani dini kurallara sıkı uyan gösterilirken. Alevi Bektaşi toplum Heteredoksi yani karışık geçmiş inançlardan da Şamanizmden etkiler almış Rafizi ve Mülhid topluluklar olarak gösterildi.

Fuat Köprülü’yü Baha Said izler. Baha Said daha az saldırgan bir üslup ile Türklüğün ana taşıyıcısı olan ancak medeniyetten uzak kitabi bilgiden mahrum yer yer ata kültü ile karışmış bir kültür yaratılmış Şamanik unsurlarla örülü eski Türk inançlarına yaslanan bir Alevi Bektaşilik unsuru olarak olaya bakar.

Baha Sait takipçisi Yusuf Ziya Yörükan Tahtacı Alevilerini esas alarak en temiz en saf sünnilik etkisi görmemiş diyerek Baha Sait’e sadık kalır.

İrene Melikoff Köprülü ye sadık kalmakla birlikte Batı Oryantalistlerinin bakış açısı ile Heteredoksi, senkretizm ve Şamanizm üzerine oturtarak. İslam elbisesi giymiş Orta Asya’ dan getirilen eski Türk adetleri ve Şamanizm olarak gayri-islami unsurların birleştirilerek İslam Heteredoksisi olduğu vurgusunu yapıyor.

Melikoff un öğrencisi Ahmet Yaşar Ocak Alevi Bektaşilik konusunda Köprülü’ye sadık kalmakla kalmayıp onu derinleştirerek ve genişleterek bu konudaki bütün dallar kollar topluluklar üzerine yazarak o Şamanizm ve Orta Asya ve eski Türk geleneklerinin etkisinin yanısıra Yesevilik bağlantısını ekliyor.

Ahmet Yaşar Ocak bir ileri adımla Köprülü’nün ortodoksi -heteredoksi paradigmasını Alevilik Bektaşilik Yesevi Türk Sufiliği ve İsmaili Şiiliğinin etkisi görüyor. Ve ekliyor Anadolu da bu toplumsal damar Baba Ilyas Horasani ile Babailik ve Dede Garkın ile Vefailige bağlayarak Köprülü Baha Said Irene Melikof ve Yusuf Ziya Yörükan ‘ın Şamanizm ve Yesevilik vurgusunu bırakarak Dede Garkın ve Vefailik etkisi olan bir damardan da bahsediyor.
Ona göre Bektaşi Heteredoksisinin kollektif bütünlüğü Kalenderilik kimliğindedir.

Abdülbaki Gölpınarlı ise akedemik kaygılardan arınmış Şii bir aileden gelen Mevlevi bir neşeye sahip olarak fütüvvet geleneğine katkısı yani Alevi Bektaşiliğin Anadolu ve Balkanlardaki Türkleştirme anlamındaki fütüvete katkısını önemseyerek daha çok buyruklar üzerine çalışmalar ile Aleviğin diğer tasavvufi ve dini geleneklerle ilişkisi bağlamında Mevlevi Rifai Kadiri Melami Bayrami tasavvufi kollarla yakınlığına işaret ediyor.

De Wese Köprülü ye ilk itiraz yapan Köprülü’nün ilk eserlerindeki Ortodoks-sünni bir tarikat görüşü doğru, sonra yazdığı Yeseviliğin tam Islamlaşmamış hetedoks Şamanik bir tarikat olduğu görüşünün yanlış olduğunu ifade ediyor.

Ahmet T.Karamustafa ona destek olarak Köprülü’yü iki noktada eleştiriyor. Bir üst kültür ortodoksi sünnilik ve alt kültür Heteredoksi Alevilik Bektaşilik ayrımının Orta Çağ Anadolusunu açıklamada yetersizdir diyor. Ayrıca Kaygusuz Abdal ve Sarı Saltuk örnekleri onların tasavvufi kişiliği Alevi Bektaşi dünyası içinde daha geniş bir yere oturarak konumlandırıldı diyor.

Ittihat Terakki Dönemi Alevi Bektaşiliği milliyetçi yaklaşımlarla Türklüğe yakınlaştırma çabası Markus Dressler ile Türk Milleti inşası sürecinin bir parçası olarak Kürt ve Zaza Alevileri dışarda bırakılmıştır eleştirisini sunuyor.

Karamustafa’ yı takip eden Ayfer Karakaya Stump Yeseviliğin Alevi Bektaşiliğin kaynağı olduğu fikrini reddederek Bektaşiliğin olmada da Aleviliğin esas kökünün Vefai Tarikati olduğunu ifade ediyor.

Ayfer Karakaya Stump Alevi Ocakları manevi silsilesi 11. Yüzyılda yaşamış Tacil Arifin Ebul Vefa olduğunu yani Kürtlük bağlantısı kurarak asıl adı Ebul Vefa El Kürdi olduğunu 16. yüz-yıl yani Pir Balım Sultan ve Şah Kalender Abdal Çelebi ye kadar Vefai Tarikati sonrasında ise Abdal ve Bektaşi etkisine girdiklerini ifade ediyor.

Kısaca toparlarsak Alevi Bektaşilik Üzerine yazan tüm yazarlar dönüp dolaşıp yukarıda esaslara göre tekrarlar yapıp yukardaki yazarlara ya da onların ekollerine göre sınıflanıyorlar buna rağmen dönüp dolaşıp aynı ekolleri tekrar edip birbirilerini yanlış yazmak doğru yazmamak ile suçluyorlar.

Arapça Farsça Osmanlıca bilseler bile bu ekollerin dışında üreten yazar ya da saha çalışması yok asıl doğru bilgi ocaklarımızın Mürşit, Dede/Pir, Baba/Rehber/Rayber, Aşık, Derviş ve Taliplerinden bizzat öğrenmek olan saha çalışmalarına önem verilmelidir. Ocak Sistemi kirlenmemiş siyasallaşmamış kişisel değil toplumsal hafızanın kaynağıdır.

Eksik noksan Afola

Mehmet Özgür Ersan
Yesari Abdal Çelebi

Aşk ile Hu

Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir