Aleviler Kimlerdendir? Kimlerden Değildir?

Bazı yazar, gazeteci, siyasetçi, Prof, hatta rektör bile olmuş ama cahil kalmış insanlara Aleviliği anlatmak zorundayız. Gerçi biliyorum, 14 asırda Aleviliği öğrenemeyenler, işlerine gelmediğinden yine öğrenmeyeceklerdir. Ama günah bizden gitti, tarihe not düşmek ve ilahi divanda da delil sunmak için arz ediyoruz:
Efendim, biz Ehli Beyte uymakla onur duyan Aleviler; Kureyşliler gibi canım Peygambere, sihirbaz, deli demedik, diyenlerin de safında asla olmadık!
Biz Aleviler; birkaç suikastla, Peygamberi yurdu Mekke’den çıkarıp öldürmek istemedik, isteyenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; Ebu Süfyan gibi Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarıyla Nebi ile yüce dinini yok etmek istemedik, isteyenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; Peygamber amcası Hz. Hamza’yı, Uhud savaşında Vahşice öldürmedik, Hindu – Yamyamlar gibi de göğsünü açıp ciğerini çiğnemedik, çiğneyenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; Nebi son günlerinde, ümmetin kıyamete dek sapıtmaması için, vasiyet yazmak üzere kalem – kâğıt istediğinde Necm Suresine rağmen, karşı gelip Onu sayıklamakla itham etmedik, edenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; vefatında Rasulün mübârek naaşım ortada bırakıp, cenaze namazını bile kılmadan siyaset kavgasına girmedik, girenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; dün Gadirde Ali’ye ettiğimiz biati bugün Sakife’de unutmadık, unutanların da safında olmadık!
Biz Aleviler; Ümmetin tek kurtuluşu Ehli Beyt gemisine binmek yerine, ağaç ve tepelere çıkmadık, çıkanların da safında olmadık!
Biz Aleviler; Peygamber şehrinin tek ilim kapısı Hz. Ali’den yüz çevirip dine ve ilme pencere ve çatıdan girmeğe kalkmadık, kalkanların da safında olmadık!
Biz Aleviler; Rasul düşmanları ile evlatlarının katillerine, Hz. deyip onları Cennet-i Firdevse göndermedik, gönderenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; Nebi tarafından Ümmi Ebiha[1] diye hitap edilen Hz. Fatıma’ya verilen Fedek Hurmalığını elinden almadık, alanların da safında olmadık!
Biz Aleviler; 1. halife yapılan kişiye biat edilmedi diye, Peygamberin canının içi Hz. Fatıma’nın evini, Hasan ve Hüseyin’le beraber ateşle yakmağa kalkmadık, kalkanların da safında olmadık!
Biz Aleviler; “rızası Allah ezası ile gazabı Allah gazabı” olan Fatıma-ı Betül’ü kapı arkasında sıkıştırarak ve kırbaçlayarak kaburga kemiğini kırıp “Muhsin” adındaki çocuğunu düşürmedik, düşürenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; şehit düşen Hz. Fatıma’nın, sadece Ehli Beytin katılımıyla karanlıkta defnedilip mübarek kabrinin gizlenmesini sağlamadık, sağlayanların da safında olmadık!
Biz Aleviler; kesin delile rağmen, şahsi ve keyfi kıyasla ezan, namaz, abdest, gusül gibi çoğu dini hükmü değiştirmedik, değiştirenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; “savaşı Allah ve Rasulü ile savaş, barışı da Allah ve Rasulü ile barış” olan Hz. Ali’ye Cemel, Nehrevan ve Sıffın’da kılıç çekerek, yüz binlerce masum Müslümanın kanma girmedik, girenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; Emeviler gibi 83 yıl boyunca, “sevgisi iman, düşmanlığı da küfür ve nifak” olan Hz. Ali’ye, Cuma hutbelerinde açıkça lanet okumadık, okuyanların da safında olmadık!
Biz Aleviler; Nebinin İmam Ali’ye özel verdiği ve hiç kimsenin kullanmasının caiz olmadığı; Sıddîk-i Ekber, Fâruk-u Azam, Bediuzzaman, Emirulmuminin ve Zinnureyn, gibi özel lakaplarım alıp başkalarına zorla yakıştırmadık, yakıştıranların da safında olmadık!
Biz Aleviler; Resulün öpüp koklamağa doyamadığı, secdedeyken mübarek omuzlarına çıktıklarında, rahatsız olmasınlar diye Onlar inene kadar secdeden başım kaldırmadığı Peygamber çiçeklerinden İmam Hasan’ı, Muaviye gibi zehirleterek ciğerini parçalamadık, Ceddi Peygamberin yanına gömülmesini engelleyip mübârek naaşım da oka tutmadık, tutanların da safında olmadık!
Biz Aleviler; melun Yezit gibi İmam Hüseyin’i, ailesi ve yaranıyla Kerbelâ’da, en feci şekilde, susuzca şehit edip Resul soyunu kurutmak ve Bedir’in öcünü almak istemedik, isteyenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; İmam Zeynel Abidin, Hz. Zeynep ile Peygamber evladım zincir ve kırbaçlarla esir köleler gibi Kerbela’dan Şam’a sürmedik, sürenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; Peygamber evladı ve emaneti olan 12 İmamın 11 ’ini, kalleşçe zehir veya kılıçla şehit etmedik, edenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; melun Yezit gibi Kabe’yi mancınıkla yıkmadık, melun Velid gibi de K. Kerimi oklarla paramparça etmedik, edenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; Harun Reşit gibi İmam Kazım (A.S)’ı yer altı bir hapiste çürütüp zehirlemedik, zehirleyenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; Peygamberin Medine’den kovup lanetlediği Mervan’ı geri çağırıp, Nebinin sevgili dostu Hz. Ebu Zer’i tek başına garip öldüğü Rebeze’ye sürmedik, sürenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; İbn-i Teymiye gibi Ehli Beyt âşıklarının kanı, cam ve namusunu mubah bilmedik, bilenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; Ehli Beyte yapılan onca zulüm ve katliamı, içtihat kılıfına uydurarak, bir de canilere bol keseden sevap dağıtmadık, dağıtanların da safında olmadık!
Biz Aleviler; başkalarının verdiği vergiyle keyif yapıp mezhebimizden olmayanların sapık, kestikleri etin necis ve evliliklerinin de haram olduğunun vaazım minberden vermedik, verenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; bazı Osmanlı saray uleması gibi, bizim mezhepten olmayanların katli ve cihadı Hıristiyan ve Yahudilerden evladır diye yüz binlerce masum Aleviyi öldürmedik, öldürenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; Dersim’de on binlerce Aleviyi katledenlerin, zehirleyenlerin safında olmadık!
Biz Aleviler; başka mezhepten diye Maraş, Çorum ve Gazi’de ev işaretleyip mezhep kıyımı yapmadık, yapanların da safında olmadık!
Biz Aleviler; Sivas’ta tekbir eşliğinde 37 cam diri yakmadık, yakanların da safında olmadık! Biz Aleviler; 4 duvar – 4 mezhep sivri şablonumuza uymayan herkesi, kâfir ve cehennemlik görüp Cenneti baba çiftliği gibi görmedik, görenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; diğerlerine asırlarca, “ya benim gibi Sünni olur, ya da dinsiz kalırsın” inkâr politikası gütmedik, güdenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; sözde değil özde Yaratandan ötürü yaratılanı sevdiğimiz için, Mecusi ve Budistler dâhil hiç kimsenin mabedine ucube ve cümbüş evi demedik, diyenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; Şam’daki Zeyneb-i Kübra Caddesini melun “Yezit” adıyla değiştireceğiz demedik, diyenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; Suriye’deki fitne şeytanı Ar’ur gibi canlı TV’lerde; “kâfir Esad’ı devirecek, Alevilerine onu destekleyenleri kıyma makinelerinde kıyıp etlerini köpeklere yedireceğiz!” demedik, diyenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; binlerce Suriyeli askerle polisi, tekbir eşliğinde kör bıçakla kesen “Yezit Tugayı’na her türlü desteği vermedik, verenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; elimize – belimize – dilimize sahip olduğumuzdan, hiç kimseye mum söndü yapıyor veya ana – bacı alıyor demedik, diyenlerin de safında olmadık!
Biz Aleviler; asla sağ gösterip sol vurmadık, Vatanımıza ihanet etmedik, Bayrağımızı çiğneyip yakmadık, Mustafa Kemal’in büstünü kırıp iple yerlerde sürüklemedik, sürükleyenlerin de safında olmadık!.. “Ah! Daha nice, nice, niceler, / Senin dev gördüğün, sahte cüceler!.”
Ehli Beyte gönül vermiş Biz Aleviler kimdir?
Başkalarının değil, Bezm-i Elestte Hakka “Beli” diyenlerin safındayız!
Biz Aleviler; başkalarının değil, Hz. Âdem’le Hz. Habil’in safındayız! Biz Aleviler; başkalarının değil, Hz. Nuh ile Hz. Şit’in safındayız!
Biz Aleviler; başkalarının değil, Hz. İbrahim’le Hz. İsmail’in safındayız! Biz Aleviler; başkalarının değil, Hz. Yakup’la Hz. Yusuf un safındayız!. Biz Aleviler; başkalarının değil, Hz. Musa ile Hz. Yuşa b. Nuh’un safındayız!
Biz Aleviler; başkalarının değil, Hz. Hıdır ile Hz. Zekeriya’nın safındayız! Biz Aleviler; başkalarının değil, Hz. Süleyman’la Hz. Asafın safındayız! Biz Aleviler; başkalarının değil, Hz. Isa ile Hz. Şemun’nun safındayız!
Biz Aleviler; başkalarının değil, Hz. Muhammed Mustafa (S.A.A)’le Hz. Aliyy-i Murtaza’nın safındayız! Biz Aleviler; başkalarının değil, Fatıma-yı Zehra ile Zeyneb-i Kübra’nın safındayız!
Biz Aleviler; başkalarının değil, Hasan-ı Mücteba ile Hüseyn-i Kerbela’nın safındayız! Biz Aleviler; başkalarının değil, Cafer-i Sadık ile İmam Mehdi’nin safındayız!
Biz Aleviler; başkalarının değil, Ahmet Yesevi ile Bektaşi Veli’nin safındayız! Biz Aleviler; diğerlerinin değil, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin, Yunus Emre ile Pir Sultan’ın safındayız!
Biz Aleviler; başkalarının değil, ezelden beri Hakkın, haklının, mazlumun ve mustazafların[2] safında olduk, ebediyete kadar da olmaya devam edeceğiz!..

[1] Babasının Annesi
[2] Kuran’da emekçi yerine geçen bir kelime

Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir