Ateş ve buz

Yontu
Gözlerini
Parmaklarını
Sonra neşesini
Verdi
Bir anıt oldu
Suretini çıkardığı
Kendi biçimiydi
Taşa yüzlerce yıldır vuran

Hayatta her şey
Deri değiştiriyor saat başı
Değişip dönüşüyor durmadan
Denizin köpüğünden
Yosunun kokusuna doğru
Gece yıkılırken üzerine zamanın
Titreyerek karanlığı çiğneyerek

Yalnız müzik
Bir damlada ateş ve buz
Küller ve lavlar
Sürükledi herşeyi
Bir zorluktan diğerine
Tek ezgisi dünyanın
Taşlaşarak bir yıldıza dönüşmesiydi

Mehmet Özgür Ersan kadıköy. 10/2014

Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir