Babailer – mehmet özgür ersan

Kut* Dervişi Baba İlyas

İnce yün yeleğinin cebinden

Hoca Ahmet Yesevi’nin

El yazması kelamı çıkardı

Üç kere öpüp başına değdirip

Dalıp çıkıp başka âlemlere

Okudu

Her bir mülhid** karındaşının

Gözlerine uzun uzun bakıp

Sözlerinin etkisini ölçtü

“ Ahdinize sadık kalın” dedi

Tekrar üç kere öpüp başına değdirip

İnce yün yeleğinin cebine koydu

Halifesi Baba İshak atın üstünde

Menteş’in kılıcı kınında

Halifenin yanı başında

Bektaş*** henüz küçük bir çocuk

Arkada atlı arabanın içinde

Kadın erkek kuşandılar kılıçlarını

Mülhid karındaşlar

Al- yeşil sedef kakmalı hançerler kınında

Topukları akıtmalı taylar gemlendi

Amasya ovası yeşil güzel

Başka bir güne uyandı

Karşıdan gelen ağır arap atlarıyla

Selçuklu Askerleri

Paralı Frank askerleri

Rumlar destekçi hemen geride

Baba İlyas ve karındaşları hep bir ağızdan

Türkçe gülbanklar okudu

“Hızır yardımcımız olsun dara düşersek” dendi

Reyhanlar kevenler papatyalar gelincikler

Hep beraber selama durdu

semaha durdu evren

Kuşlar su taşıdı gagalarında

Zıbınında çocuklar kulak kesildi

Doğanın uyanışına

Amasya ovası yeşil güzel

Başka bir güne uyandı

İçlerinde ak libasları****

Al yeşil ışıl ışıl

Kadın erkek çoluk çocuk

Semah durur gibi savaşa durdular

Rum tarihçileri kitaplarına

Onları korkusuzluklarıyla yazdılar

Yenildiler

Toprak kanlarıyla sulandı

Kılıçlarını sıyırdılar kanlarından askerler

Atların nallarıyla deşildi vücutlar

Ak libaslar al al oldu

Yaralılar mağrurdu boyunlar bükülmedi

Kanat vuruşlarıyla saka kuşları

Su taşıdılar derman olsun diye

Reyhanlar kevenler papatyalar boyun büktü

Ölüm bir kasırgaydı Amasya ovasını sardı

Kalanlar bir mağaraya sığındılar

Baba İlyas uçtu gitti beyaz atıyla

“Mahşer gününe ant olsun geri geleceğim” deyip

Selçuklu Sultanı

“Hep bir ağızdan tövbe edin canınızı bağışlayayım” dedi

Kızılbaşların boynu vuruldu

Atlı arabaların tahta tekerlekleri kırıldı

Muhbirler zalimler bakarken korkarak

Karındaşlar hep bir ağızdan

“Hepimiz karındaştık ‘dediler

Hızır sırtladı beşikleri

Zıbınlarında saf ve temiz bebeleri

Sırtladı çocukları

Bektaş bir kuş olup uçtu Hızır’ın yanı başında

Yağmalandı ortakların malları

Yağmalandı inançlar

Gelecek güzel gün düşleri

Yıkılır devri saltanatları yıkılır

Ham kalır sevinçleri kursaklarında

Çürür adları tırnakları gibi yerin altında

Düşen kır çiçekleri çoğalır elbet

Amasya ovası yeşil güzel

Başka bir güne uyanır.

mehmet özgür ersan

* Kut: Tanrı kelamı

** Mülhid: Dinsiz

*** Hacı Bektaşı Veli ( Menteşin küçük kardeşidir.)

**** Ak Libas: yakasız beyaz gömlek kefen olarak içe giyilir

Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir