Hayata küsmüş kimsesiz avuçların yurduna

Gece çaldığım kapılar kilitli perdeler örtüktü
Ankara sokakları bana dardı
Sokaklarda her gece karartma vardı
Suçlu serüvenler kazandım geçmişimden
Uzun Haydar vardı en çok yanımda
Belki bir dönem Abuzer Serkan ya da Devrim
Batıkent Şentepe Yenimahalle sokakları
Bizi beklerdi sessizce
En çok o iki katlı bahçeli ev de vardı
Pelin Yasemin Burcu Devrim Cemal Dayı
Şimdi sınıfsız gövdem
Kimliğinden korkmadım dilim
Ağzımda üşüsede utanmadığım lehçem
Ne desem sana al göğsünde
Dinlendir beni mi desem
Eski günler gibi
Dudaklarımı kanatan
Bu ıslığı hiç unutmasamda
Yok ne eski senden ne benden eser
Bizden öncekilerin kaybolduğu yollar yıllar
Sen hiç yolunu şaşırmış bir turna gördün mü
Yuvasını yanlış yere yapmış karınca
Metalin meşinin ateşin deneyiminden geçtik
Geldik bugüne kamaşan bu sessizliğe
Hayata küsmüş kimsesiz avuçların yurduna
Kendim için verdim onca kavgayı biliyorum
Başkası olamam ki bu benim etiyle kemiğiyle
Artık yaşamak olsa da tek gayem sessizce
Bir daha aynını yaşamaktan çekinmem ki
Eski bir gecenin kapısında yine
O şarkı uğurlasın beni yollara yolculuklara
Bir şey vaadetmedim bu hayata
Yalnızca kendi hayatımı koydum ortaya
Biliyorum o kapıyı aramaladım
Ihanet denen utancın hiç bir zaman tatmadı
Bunca hasar görmüşte olsa da bu beden
Zaferle şiir yazılmıyor oysa
Hayatın kovduğu ölümün gemisi
Ne varsa yüzünde bu dünyadan kalan
Aileden özel mülkiyetten devletten
Usul usul yak herşeyini bu sömürü dünyasının
Bıraktığım ayak izlerinden geri dönüyorum
Hayatımı yine yeni yeniden yaşamak için

Mehmet Özgür Ersan 28.09.2017 Üsküdar

Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir