Hüznü ilk sevdiğim kadınla tanıdım

hüznü ilk sevdiğim kadınla tanıdım
hep uzaklardaydı
belki de bunca uzaklık yüzünden
öylesine tutkundum ona
o hiç gelmedi bana
gelemezdi de
benim ona koşmama da
karşı çıktı hep

kardeşleri arasında
tek olduğunu
erkeklerden hep korktuğunu
kadınlığına özgü
en doğal özlemlerini bastırıp
o yaşa kadar saf kalmayı
nasıl başardığını
çok sonraları anlayabildim

ne zaman, nerede,
hangi gerekçeyle,
nasıl edindiğini
kendisinin de bilmediği
ne çok kuralla
yaşardı
ben söylesem
kızardı

gizli kapaklı
kaçınmalarla dolu
sevginin kalın tozu arasında
yine de
iyiyi gören bir yürekle
seçerdi herşeyi

umutsuz
yeni bir mektup alabildiysem
ne mutluluktu bana
ne kadar zor olursa olsun

acıyla besleniyordum belki de
bana bunca acı çektirdiği için
bir an bile kafamdan
atamıyordum onu

kimsesizlikten başka
dayanağı olmayan bu tutkuyu
tek başıma yaşıyor,
aralıksız bir yıkımı
diri tutma çabasıyla
ondan kendisini
dileniyordum bıkmadan

beni ona götüren
yolların duraklarında
ıslanır
ter ve nem kokan
otobüslerden inerdim
gece yarıları

sabah ayazlarında
havı dökük
pasaklı tuvalet aynalarında
kendi yüzümden
umudu kestiğim
zamanlar olurdu

hangi kitaplar,
romanlar,
hangi filmler,
şarkılar,
hangi insanlardan
ne zaman,
nerede öğrenmiştim ki
bu saçma duyguyu
sevgi kutsal
ve tertemizdi

tüm engelere karşı
ölürcesine severler
engelleri ortadan kaldırmak için
çırpınır,direnirler

özleme yenilmez,
sabırla beklerler
hırslı ana babalar,
kötü kadınlar ve erkekler,
zalim kader ve ölüm
iki sevgiliyi ayırmak için
tetikte durur
bunlar ancak
masallarda olurdu
oysa o kadar açıktı ki
yeterince sevmiyordu işte

her genç kız gibi
en değerli varlığı
bekaretiydi
ve onu evlendiği
erkeğe saklayacaktı
tenine hiç dokunmamıştım daha
bir gün yanyana yürürken
elini usulca omuzuma değdirmişti
o kadarcık.
Ona baktıkça
içim titrerdi.

Mehmet Özgür Ersan

Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir