Mazlumlar Şahı -İlmin Kapısı Hz. Ali – mehmet özgür ersan

Mazlumlar Şahı -İlmin Kapısı Hz.Ali -Haydar-ı Kerrar-Aliyel Murteza-Şah-ı Merdan Ali

Hicretin yirmi ikinci yılında Mekke’de doğdu. Miladi 600 yani. Babası Hz. Peygamber’in amcası Ebû Talib, annesi Fatıma bint Esed b. Haşimi’dir.

Hz. Muhammed beş yaşında daha önce dedesinin ölümüyle tüm ilgi ve emeğiyle kendisine kol kanat geren amcası Ebû Talib’in yükünü hafifletmek için beş yaşından itibaren yanına almıştır.

Hicrete kadar da yanından ayırmamıştır. Mekke müşriklerinin zulmü artıp hatta öldürme hazırlıkları üzerine Medine’ye hicreti süresince hep yan yana olmuşlardır.

İlk ayrılıkları bu elim hadise de korkusuzca karşılaşacağı gece ve Hz Peygamber’in kendisine emanetlerini sahiplerine iletilmesi, Hz. Peygamber’in kızı Hz. Fatıma, kendi annesi Fatıma ve yanındakilerle Mekke’den ayrılarak Kuba’da ona yetişenceye kadar sürmüştür.İki ayrılık malumunuzca Hz. Peygamber’in hakka yürümesi hadisesidir. Ömür boyu hep Peygamber’in yanında ve onun en büyük destekcisidir.

Hicret öncesi o gece kendisini öldürecek müşrikleri oyalamak için Peygamber’in yatağına yatıp korkusuzca ölümü göze alan Hz.Ali ömrü boyunca inandığı değerleri korumak için ve kendisine düşen görevi inançla yapmasıyla tüm insanlığa örnek bir insan olma vasfını asla yitirmemiştir.

Hicretin beşinci ayında Mekkeli Muhacirlerle Medineli Ensarlar arasında Peygamber’in tesis ettiği yakınlık ve dayanışma sağlamak amacıyla kurulan ‘Müsahib Kardeşlik’te Peygamber’imiz Hz.Ali’yi kendisine kardeş olarak seçmiştir.

Hicret ‘ in ikinci yılının son ayından Hz Peygamberimizce kızı Hz.Fatıma annemizle evlendirildi. Bu evlilikten Hz.Hasan, Hüseyin, Zeynep ve Ümmü Gülsüm adında dört çocuğu olmuştur. Beşinci çocuğu Muhsin altı aylıkken elim bir olayda ölmüştür.

Hz. Peygamber Efendimizin vefatı ile iktidar kavgasına düşen ve Peygamberimizin üç gün Medine sıcağında bekletilen naaşı ailesi ve en yakın birkaç dostu dışında kimseciklerin gelmemesi üzerine defin işlemleri Hz. Ali tarafından gerçekleştirildi.

Defin sonrası kendi aralarında Hz. Ebû Bekir’i seçen Kureyş sülalesi mensupları Hz.Ömer ve kölesiyle birlikte Hz.Ali’nin evine gelip onunda Ebû Bekir’e biat etmesini istemişler.

Evinde yasını tuttuğu sırada bahçe kapısına dayanan Hz.Ömer’e Hz. Ebu Bekir’e halifelik konusunda etmeyeceğini söylemek için dışarı çıkan Hz.Ali’ye eşlik eden Hz.Fatıma karnında altı aylık oğlu Muhsin olduğu halde tartışmaların uzamasıyla bahçe kapısının önüne geçip Hz.Ali’ye kol kanat olurken Hz.Ömer’in kölesiyle kapıya vurdukları tekneler ile kapının kırılmasıyla yere düşmüş ve üç kaburgası kırılmış. Karnındaki bebeği Muhsin ölmüştür.

Hz.Ali Bedir, Uhud, Hendek ve Hayber başta olmak üzere bütün gave ve savaşlarda Peygamber’in sancaktarlığını yapmış ve büyük kahramanlıklar göstermiştir.

Uhud ve Huneyn’de çeşitli yerlerinden yara almıştır. Hz.Peygamber’i bütün gücüyle korumuş, Hayber’de ağır bir kapıyı kalkan olarak kullanmıştır.

Hz. Peygamber’in katiplik ve vahiy katipliğini Hz Ayşe ile evlene kadar Peygamberimiz sürdürmüştür. Hudeybiye Antlaşmasını yazmıştır. Mekke’nin fethinden sonra Kabe’deki putları imha etme görevi ona verilmiştir.

Peygamber ve Hz. Fatıma’nın vefatı sonrası yas tutarak daha çok ilmi çalışmalarda bulundu . Ebû Bekir ve Hz. Ömer döneminde savaşlara katılmadı. Ancak bu yeminini Hz. Osman’ı hilafetten indirmek isteyen Mısırlılar,Kufeliler ve Basralılar Medine’yi kuşattılarından bu isyancılarını ikna etmesi için Hz. Osman’ın çağrısı üzerine bozdu.

İsyancılarIn karşına çıkan Hz. Ali’ye İsyancılar ‘biz seni halife yapmak istiyoruz, sen bizi vazgeçirmeye çalışıyorsun’dedilerse de ümmetin halifesini iki oğlu Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’le canı pahasına korudu.

Tüm çabasına rağmen isyan büyüdü ve Hz. Osman öldürüldü. İsyancıların ısrarlarına rağmen bunu kabul etmedi. Hızla Müslümanlar arasında büyüyen ihlilaf onu halife olmaya zorladı.

Halifeliği döneminde çok adil bir yönetim sergiledi. Tüm saldırı, ihtilafları hoş görüsü ve sabırla çözdü.

Hicretin kırkıncı yılında Ramazan ayının birinci gününde sabah namazında altmış üç yaşındayken uğradığı bir suikastle şehid edildi.

Mehmet Özgür Ersan

Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir