Teheccüt mihrabı. İlk Mescid . Fatma Ana’nın Kabri


Muhammed Mustafa Efendimiz teheccüt saladını Mescid-i Nebevîde kılmaz Hücre i Saadetin arkasında bulunan Fatma Annanın evinin hemen arkasında bu yerde eda ederdi.
Osmanlı bu yere hürmeten Mihrab yaptırmış ve ismide teheccüt mihrabı olarak geçmektedir.
Sudii Arabistan zamanında bu mihrab kaldırılmış kitaplıkla kapatılmıştır.
Hac için gelen insanlardan bilenler bu yerde teheccüt saladlarınıı kılmaya devam ediyorlar.
Sol resimde Devlet i Osmani zamanındaki mihrab görünmektedir. Sağ resįmde kaldırılmış bugünkü halidir.


Bu yerin Muhiddin Ibni Arabi dahil bir çok evliyaullah misss gibi RASULLAH kokmakta olduğunu söylemektedirler.


Biliyorsunuz Mescidi Nebevi tüm halkın kapılarına açıkken Peygamber Efendim kapattırmış ve sadece Fatma Ananın Evine açılan kapısı kalmıştır.


Bu durumdan şikayet edilmiş ancak sadece Peygamber efendimiz Amcası Abbasın kapısını oda Fatma Ananın ordan geçmek kaidesi ile bir kapı eklenmişti.
Mescidi Nebevî Cem Evleri aynıdır içeriği kerpiçten yapılmıştı şekli şemali aynı cem evleri aynıdır. Mescidi Nebevî ibadethanedir misafirhanedir aş evidir okuldur ashabı sorunların çözüldüğü evdir


Peygamber Efendimiz Hakka Yürür yürümez. Iktidar hırsına kapılan Ebubekir ve Ömer beş büyük kabile arasında hakemlik sözü vererek Ömer tarafından Ebu Bekir Halife seçilmiş ve Ömer bu durumu Imam Ali Efendimize kabul ettirmek için Fatma Anamızın evine toplanan ve halifeliği kabul etmeyen 16 yareniyle Ali Efendimize saldırmak istemiştir.
Fatma Ananın bütün uyarıları evin Peygamber haremi olduğu sözleri gözleri kararmış Ömer’i durdurmamıştır.


Eline aldığı meşale ile evin kapısını yakıp durdurmak isteyen evin kapısında duran Fatma Ana’yı tekmeleyerek kaburgasını kırıp içeri girmiş içerde yaşanan arbededen sonra çekip gitmiştir.
Fatma Ana iki kaburgası kırılıp 6 aylık Muhsin isminde Peygambere müjdesi verilen ismini Peygamber Efendimizin koyduğu çocuğunu düşürmüş ve 98 gün sonra şehit edilerek Hakka yürümüştür.


Fatma Ananın vasiyeti üzerine babası gibi gece defnedilmeyi ve kaburga kırıklarını evlatları görmesin diye defin işlemine onların alınmamasını ve mezarının yerinin Hz. Ali Efendim haricinde kimsenin bilmemesini istemişti.


Çocukken bir çok kere rüyamdan üzülerek ağlayarak uyanıp Dedeme ve Babama Fatma Ana’yı rüyamda gördüğümü karanlıkta söyledim. Gençlik yıllarında okuduğum kitaplarda mezarının olmadığını öğrenip üzüntüm kat be kat arttı.


Dedem ve Babam belli bir yaşa geldiğim de Hünkar Hacı Bektaş Veli Evladı Çelebiler olarak Bektaşilik üzerine bana sırlar vermeye başladılar. Bunlar zahiri ve batini bilgilerdi. Bunlardan biride defalarca gördüğüm Fatma Ananın karanlıkta feryadını çözen bilgiydi.

Dedem Seyyid Deli Mehmet Çelebi ve Babam Seyyid Nadir Çelebi rüyalarında Fatma Anamın kabrinin Peygamberimizin gece salad ettiği Mihrabın altında olduğunu kendilerine ataları Muhammed Mustafa nin ve Aliyel Murteza nın burayı defalarca gösterdiğini anlattılar.
Aşağıdaki resim ve daha önce bir çok tefekkür anında aynı görüntüyü hissettiğim de birkez daha bu bilginin yüreğimi ferahlattığı Fatma Anamızın kabrinde olsun rahat edmesi için Imam Aliyel Murteza Efendimizin kabri sırladığı ne kadar açık ortada.


Aşk ile Hu
Eksik noksan Af ola

Mehmet Özgür Ersan Dede
Yesari Abdal Çelebi

Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir