tüm kirazlar uykusuz


geride kalmanın
o günlerde ölmemenin
merhametine sığınıyorum
ince ibrişim bir bağla
bağlıdır bu can sana
onu içinde sakla
sakın canına duyurma
uysal bir zehir gibi
kimseye ilişmeden
sonra bitecek
ne ölüm ne yaşlanma
dedemin köstekli
serkisof saati
amcamda kaldı
bana bir baston
bir kırık ayna
kırkbeşlik
bir plağın iğnesi
nereye değer
cızırtıyla plakta
Mahsuni
‘beni yücelerden
seyreden dilber’
elimde kemik tespihim
uykulu düşlere
dalıp çıkacak
hüzünlü ovalarda
soyu tükenmiş
toy* gördün mü
bu hurufata tünemiş
derin yarlardan geçip
gelmiş buralara
köknarlar altında
nihayet ay vaktinde
ziyade kıymık toplarım
senin narin teninden
bu erguvan kentinde
ey kan gibi fışkıran
gül bil ki
ölüm gülün ta kendisi
istanbul gül üstünde
zehir kenti
şiddete vurur
tüm saatlerin tik takları
bordo
şarap içer
bu eski plak
menekşe gözlü
o kıza bakarak
kız duru bakışları
kıvırcık ve kızıl
saçları ile
çocukluğunun
ankara’sını düşler
serin ince gönlünü
hangi kış kırabilir
sırma kelebekler
toplanır
narin kadifeyle
kaplanır
derin yaran
gözyaşların
keskin kayalıklardan
denize varır
gözlerin yüzün ağarıyor
gümüş-i balıklara karşı
solgundur dudakların
gör ki kaç yıldır
öpülmemiş
denizin sağır kayalarda
oynaşmasına imrenir
kulakların
buğday gibi benzin
saçı nar
sessizce bir çınar
gibisin
yediveren gül
bahçesinde
sevdan arsız
sarmaşık gibi içimde
saçlarında unuttum
tüm mevsimleri
kavladı tüm
yaralarım
menekşe dolu
vadilere dökülen
bir su gibi
dökülse çiçek
serinliğinde
saçların
serçeler aşk derdinde
tosbağalar enikler
kirazlar bilmez
kümbetlerde uluyan
ak rüzgârlara karşı
bir sedef ayna için mi
bunca kıyamet
yapraksız kiraz gibi
ürperir ellerimiz
sana sözüm kirazlar
gibi daldan daladır
susuzdunuz ben susuz
tüm kirazlar uykusuz.


Mehmet Özgür Ersan 15.02.2013 kadıköy

  • toy: uçabilen en ağır kuştur. boyu 1 metre ağırlığı 15 kg sahiptir.
Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir