yılkı atları

Çölde susamışda su içercesine şiir okurum. Her gün ama her gün çantamda şiir kitabı gezdiririm. Okurum, okurum, evirir çevirir yine okurum. Şu sıra Latin Klasik şairlerini okuyorum. Bazı “ciddi” kitaplar da yanımdan eksik olmuyor. Ama dönüyorum yine başa, yani şiire. Manisa’da Mehmet Özgür Ersan canım çantasında bir başka dostuna götüreceği kitabı hediye etmez mi dün? İyi ne güzel, hele diğerleri dursun bakalım kenarda, gelsin Ersan canın kitabı: YILKI ATLARI yani. Şiir delisiyim ama her şiiri okurum amma iyi şiiri de, gerçek şiiri de kendimce bilirim.
Bugün yol boyu okudum kimi zaman döne döne bir kaz kez daha okudum, Yılkı Atları. Benim eski yurdum Mamak var, işçiler var, grev var, buram buram doğa, sevgi, özlem, aşk var bu kitapta. Bir iyi sarmasın mı kitap? Araştırmaları olan, Alevilik Bektaşilik konusunda, hele şimdi Sarı Saltık konusunda incelemeleri olan sevgili Mehmet Özgür Ersan’ın şairliğini de bir iyi öğrenmiş oldum.
Başak tarlaları, anne sevgisi, yalnızlık hissi, çaresizlik, kimsesizlik çıkmazları, uçurtmaların havalandığı sarı çiçekli tepeler, alın teri, işçi hakları, özgürlük, yaşama aşkı… Yani şiire dair ne varsa çok da güzel işlemiş oya gibi kitabında şair… Bu vesileyle Mehmet Özgür Ersan’ı bir kez daha selamlıyorum…

…”cebimdeki buruk şiirlerle,
çırılçıplak bu betonun üstünde
yaralı bir hayvan gibiyim,”… (her mevsim mayıstır)

… “gök yarıldıkça
aynalarda
kilitli umutlarım kalır”… (şubat)

…” zaman eski bir dost
tanıdıkça düşman oluyorsun”… (haziran)

kalbim acır ölmek değil
öldürmek dokunur insana
mamak’ın varoşlarında
dövüşüyor gibisin hala
zifiri bir karanlık yağıyor üstüne… (ethem sarısülük)

Ayhan Aydın

Yılkı Atları, Mehmet Özgür Ersan, Şiir, Tilki Kitap, Şubat 2015, 96 Sayfa, İstanbul

Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir