Zam’ân’ın Bir Ol’duğu yazılı kanıtın Ol’madığı hâl ile Ol’sun nefes …Canan Tuncer (Ana)

Zam’ân’ın Bir Ol’duğu yazılı kanıtın Ol’madığı hâl ile Ol’sun nefes …
Bir başka diyarlardan Biri  gelir dergâha 
Âtifliği ile …
“Bir sualim var… Pir’i görücem “der… 
Onu Pir’e hemen ulaştırır derviş …Bir evvel gün gecenin gündüzünde Pîr’im dervişe “gelecek misafir var yolda,geleni sualsiz getirin “demişti …
İçeri girmesi ile “Peki anlat bakalım öğretmekten?…der…
Hünkârima…
Hünkârım ” hoş Sefâ geldin “der ayağa kalkar “Hakkı’n Selami daim yüreğinde olsun…peki gel otur yanıma anlatayım anlatabilirsem  ” tebessüm ile ve başlar nefes’e…
Derin Bir nefes alır ,verir…
“Dergâhin gölgesinde ,gönlü hamur gibi cismen ve ruhan teslim olanlar arasında yürüyen onlara Yol gösteren, yürüten öğretici Pir…
Öğretici hakikat ile Bir alış -veriş yapıyorsa ;Benliğinden değil, inancından ve şefkatinden hoş görüşünden verir… Gerçekte buldu ise ,sizi kendi bilgelik evine çağırmaz , kendi aklınızın eşiğine yüreğinizdeki O’na teslim olmanız için yol açar…
Efendimiz sadece tebliğ etti kimseyi İslamiyet’e girmeleri için zorlamadı …İslamiyet’e inanlar  kurtuldu “…der…Gelen misafir Peki der “siz neden kızarsınız kişilere ?…”
Suali duyunca Derviş yerinden kalkar …
Hünkârım tebessüm gözü ile dervişe telkini verir ,elini yüreğinin üzerine kor ve devam eder…”bizim yolumuz sevgi, Âşk yoludur burada Aslan , Ceylan ,kurt , kedi,köpek bir avluda gezer bir nazarda baktık …Bakıyor olmamız onların derileri altında ne Ol’duğunu bilmemekten değil elbet alacağımız her zaman vardır …Öğretici dıştan içi Gör’ür …Görmeyen varsa o öğreticilik ile onun körlüğüdür …
Demir’i usta kızgın lavlara sokar Ordaki amaç onun Öz’üne zarar vermek degil … İlim sahibi üstad’ın elinde dövülerek değer kazanması…Kömür karadir yerin dibinden çıkar amma iyi bir usta fark ederse başlar işlemeye ve o kara kömür olur değerli Elmas…Öğretmek her ben diyenden olmaz , alınmaz …
Talibin yüreği hamurdur,ateştir hem kendini yakar hem öğreticiyi yakacak yureği vardır , o doğru eşiğe girerse ne Mutlu bizim de amacımız sadece ciladır…Yüreği bildirilmeyen de bu Kör’lere kapalı ,Gör’lerin meydana hele ki öğreticiye asla ulaşamaz…Onun yüreği belimizden gelenden de kiymetlidir !…
Bildireni , doğru bildirmektir amacımız …Kızmak, öfkelenmek , benlik tâ çok eskiden kovuldu dergâhdan …Kızanlardan olsaydık bugün bize bunları söyleyemezdin” der… 
Hünkârım…
Misafir biraz mahçup kafa yerde niyaz eder …Derviş azığını koyar heybesini alıp ayrılır dergahta …
Seyr var seyr içinde …Âşk Ol’sun…Huu Huzur’u Pîr’im

Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir