Mevlana’dan Tasavvufta Dört Kapı Kırk Makam – Mehmet Özgür Ersan

Dört Kapı

Şeriat
Tarikat
Marifet
Hakikat

Öğrencilerinden biri Mevlana’ya sormuş:

-Efendim bu dört kapı meselesini ben pek anlamıyorum. Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?

-Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve hepsi rahlelerine eğilmiş. Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at, sonra gel sana anlatayım.

Öğrenci gitmiş birincinin ensesine bir tokat aksetmiş. Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla Mevlana’nın öğrencisini yere yıkmış.
Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek hocasına verdiği söz aklına gelmiş.

Yaratana sığınıp ikinciye de bir tokat atmış. O da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış. Tam tokadı atacakken vazgeçip yerine oturmuş.

Öğrenci üçüncüsüne de bir tokat atmış. Üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına sürdürmüş.

Dördüncü,tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına sürdürmüş.Öğrenci Mevlâna’ya dönmüş, olanları anlatmış.

Mevlana
-Işte sana istediğin örnekler.

Birinci, Şeriat Kapısı’nda. Şeriatta kısasa kısas olduğu için, tokadı yiyince kalktı, aynısını sana iade etti.

Ikinci, Tarikat Kapısı’ndadır. Tokadı yiyince o da kalktı, tam tokatı iade edecekti ki tarikat öğretisinde öğretilen düstur aklına geldi. ‘ İncinsende İncitme’ Onun için döndü ve yerine oturdu.

Üçüncü, Marifet Kapısına kadar gelebilmiş. Iyiyin ve kötünün tek Yaratıcı’dan geldiğini bilir ve ona inanır. ‘Yaratan bu kötülüğü kimin yapmasına müsade verdi.’ diye merakından şöyle dönüp baktı.

Dördüncü, Hakikat Kapısında iyiyin ve kötünün kainatta her şeyin tek sahibi yaratıcı ondan ne gelirse başım üstüne dedi ve hiç bakmadı.

 

mehmet özgür ersan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir