Edebiyat

Yak-Mehmet Özgür Ersan

Yak bütün iyi kitapları Yak umut veren ne varsa Yak ağrılardan kalanları Acı ve yoksunluk saati değil Artık okuyarak öğrenilecek bir şey kalmadı Yaşayarak, üreterek ve umut ederek yarat Kendi elerinle gelecek güzel günleri Mehmet Özgür Ersan

Hünkâr Hacı Bektaş Veli ve Sarı Saltuk’u Sünni Gösterme Çabaları – Mehmet Özgür Ersan

                                                                                                                                                             Anadolu’da önemli bir yere sahip olan ve bu toprakların nadide değerlerinden olan Bektaşiliğin Piri Hünkâr Hacı Bektaş-i Horasan-i’dir. Tarihçiler doğum ve ölüm tarihleri açısından tereddüt içinde olsalar da en tutarlı tarih olarak 1271 tarihinde Hakka yürüdüğünü söyleyenler çoğunluktadır. Dergâh Postnişinleri Çelebi Efendilerimizin kaynaklarından aktarırsak yüce Pirimizin zahiri doğum ve don(beden) değiştirme tarihi hakkında […]

Çocuk Hayırlama Gülbankı

Tende ve Canda kendini vareden Hakkın adıyla B’ismişah Allah Allah!” Ateşten, havadan, sudan ve topraktan var oldum. Doğdum 7 âlem, 3 atadan. Hu dedim gerçekler aşkına! Anam yer, babam yağmurdur kal-u beliden beridir. Ateşten Ateşe, Havadan Havaya, Sudan suya Topraktan toprağa! Can cana doğru, nur ile geldim Durdum divana, uydum meydana. Can cana. Can didara. […]

On İki Post

1- Horasan Postu: Hacı Bektaş Veli:Baba 2-Seyyid Ali Sultan Postu: Aşçı 3-Balım Sultan Postu: Ekmekçi 4-Kaygusuz Abdal Sultan Postu: Nakib(Vekil) 5-Kamber Ali Sultan Postu: Atacı(Cömert) 6-Sarı İsmail Sultan Postu: Meydancı 7-Karadonlu Can Baba(Avuçan): Türbedar 8-Şahkulu Hacım Sultan Postu: Kilerci 9-Şeyh Şazeli Sultan Postu: Kahveci 10-Hz. İbrahim Sultan Postu: Kurbancı 11-Abdal Musa Sultan Postu: Ayakçı 12-Hızır […]

kimin için sanat

Sanat üzerine genel tartışma konusu, tarihin her döneminde aynıdır. Yani ‘Kimin için sanat’ ya da ‘sanat sanat için mi ?’ Sanat toplum için midir? Bu eski tartışmanın tek başına düşündüğümüzde birçok eksikleri vardır. Farz edelim ünlü bir ‘üstat’ çıkıp yüksek perdeden çevresine buyruklar vererek: Sanat, sanat içindir! diye bağırıp çağırsın ve sanatın tek amacı vardır […]

gül yaprağı gibi akardınız /bir nehrin derininden

ülkem susmuş gibisin yeniden çocukların senin işkence/hanelerinde çığlıkların ortasında yüreklerinin yenilmez olduğunu öğrendiler sancı sızıyor solduruyor yüzünü yağmurlu bir gecede susuyorsun suçsuz sabırlı ve yorgun asla yakınmadan kirlenmeyen direnen günlerine oysa iliklerinde çoğalan soluyu-şunda yaşamın gül yaprağı gibi akardı/nız bir nehrin derininden yürek çizgilere sığmayan bir umut olup Mehmet Özgür Ersan

Vladimir Mayakovski: EKİM’İN ÜÇ ŞAİRİ (III):

Yıldız, Nedir bu üşenme parıldamaktan? kutlamayacaksan eğer doğuşunu bir İnsanın yalnız şeytan olmaz mı yıldız övüp ululadığın? (1) Vladimir Mayakovski 7 Temmuz 1893 veya 1894 (tarihten ne kendisi ne annesi ne de babası emin değil) Bağdadi Köyü, Kutays İli, Gürcistan’da bir orman bekçisinin oğlu olarak dünyaya geldi. Asıl adı Vladimir Konstantinoviç’dir. Çocukluğunun bir kısmının geçireceği […]

Su Perisine Mektup

Bir gülün düşerken ki sessizliğini duymuyorsa hayat. Bırak orda kalsın tüm yaşanılanlar.Usul usul ölen biri varmış gibi olmasın sevgiler. Kırk kapı kırk kez üzerime kapandı. Yorgun ve kederliyim. Konuşmaktan korkar oldum. En çokta incitmekten, incitilmekten. Hatalar sarmalında geçmişle yüzleşmekten. Tek istediğim sevdiğim kadınla mutlu olmaktı.Oysa kaderime öfke seli, gözyaşları düştü. Kaç tutsaklık, kaç darbe, kaç […]