İnanmanın gazeli

Seni içimde
Sıkı sıkıya nasıl taşıyorsam
Nasıl inanıyorsam
Bunun böyle olduğuna,
Dediklerine de öyle inanıyorum…

Okumadan
Boyun eğiyorum hepsine
Bana karşıt sözler olsa da
Ne çıkar?
Kötüyüm
Bilmediğin kadar kötü…
Onun için bağırıyorum ya!

Meleklerin sesi sandığımız,
Cehennemin dibindekilerin türküsü
Ateşin yakışının sesi
Burdan götürdü herkes ateşini
Tek dal odun yok orada
Bunu biliyorum
Gözlerim bağlıyken bile o hücrede
Biliyordum

Uzun sürmüyor da ondan.
Ne öğleden sonralarım,
Ne de gecelerim
Dilediğim gibi geçmiyor
Yoğun karmaşık hiç bir şeye vakit yok
İşe gidince her gün,
Yüzüm solgun,
Kendim de bitik durumdayım

Gecenin ileri saatlerinde
Uykumdan
Yaralı bir kaplan gibi uyanıyorum
ikide, üçte; dörtte…
Oysa en geç onda yatıyorum
Gece yarısında
Müthiş bir susuzlukla uyanmasam
Çölde kaldım sanıyorum
Kana kana su içmesem
İçim yanmış, bitik
Sabah yatağıma küskün uyanıyorum

Seni içimde
Sıkı sıkıya nasıl taşıyorsam
Nasıl inanıyorsam
Bunun böyle olduğuna,
Dediklerine de öyle inanıyorum…

Okumadan
Boyun eğiyorum hepsine
Bana karşıt sözler olsa da
Ne çıkar?
Kötüyüm
Bilmediğin kadar kötü…
Onun için bağırıyorum ya!

Mehmet Özgür Ersan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir