Yalınkat yaşadım sadece

geçip gitmiş kışın rüzgarlarıyla,
yağmurlarıyla hırpalanmış,
altında durduğum çınarın
tazecik yaprakları hışırdıyor
denizin nemini tenimde duyuyorum
başımı gökyüzüne kaldırıyorum
bir bulut kümesi geçiyor
gök aydınlık parlak koyu mavi
burada aşkların denize döküldüğü
bu kıyıda bekliyorum

büyük aşklar yaşamış olanlar,
aşka inanmayanlar,
inanıp da kimseyi sevilmeye değer bulmayanlar,
sevip pişman olmuşlar,
sevmeyi bekleyenler,
sevilmeyi bekleyenler,
iş işten geçmiş diyenler,
gel geç ilişkilerle idare edenler,
durmuş oturmuşlar,
oturamamışlar,
aşktan uslanmışlar
uslanmamışlar,
duyuları körelmişler,
bir daha sevmeye tövbekarlar,
aşka modası geçmiş diye bakanlar,
dağıtmışlar,
intihar etmişler,
her gün yeni aşk arayanlar,
aşka boşvermişler,
bu gün hepsi gelecekler
gelmeliler
bu kıyıya

bekledik tüm gün ve gece bu kıyıda
kıyıya vuran tuzdan sarhoş balıklar
bir de sadık dostum şakir’le birlikte
gelmediler beklediklerim
döndük
yapayalnız bıraktığım
anıların acıların izleriyle örülü o barınağa
ince bir toz tabakası kaplamış her yanı
ama yalnızca geçen zamanın
izleri olabilir şimdi bu
zaman tozdur
kirdir,
nemdir,
eskimişliktir,
yenilgidir

gereğinden uzun akşamlar,
geceler, sabahlar
ve günler yaşadım bu evde
bir randevuya yetişmeye çalışırken
geç mi kaldım acaba?
kaygısıyla,
yetişmeye çalışmıştığım
bir çok randevuya koşar
buldum kendimi
bütün aşkları onaramam ki
böylelikle
yaşamımın bir bölümünde
zaman kavramını neredeyse
bütünüyle yitirmiş oldum

bunun yaşamıma
yepyeni boyutlar
katacağını sanarak
sonra yaralarım kapandı mı
iyileştim mi
dinginlik içinde mi
geçirdim günümü
ve her şeye
bütün o üstüste gelmiş her şeye
karşı derin bir kayıtsızlık,
kör bir duyarsızlık
geliştirdim mi
en sonunda bana acı
veren bir çok şeyin
hiç de o kadar dayanılmaz olmadığını,
kurtulmuş olmanın verdiği,
uçuk, belli belirsiz
bir sevinçle ayrımına vardım mı
asla

yerli yersiz ağlıyorum artık
durup dururken öfkeleniyorum
yara kabuk bağlamıyor
ruhunda ise
kırılmadım,
yılmadım,
her bakımdan karanlık
bulanlar olacaktır
evet evet karanlık bir dönemden
karmaşık karanlık ilişkilerin
karanlık duyguların
ve eylemlerin içinden geçtim
başka nasıl anlatabilirdim ki…
yaşamın gerçeğini size
pişmanlık degil ki
hepsini yaşadım
hepsi benimdi
anılar inkar edilmez ki
yalın kat yaşadım hayatı
yalın kat yaşadım sadece

Mehmet Özgür Ersan 30.10.2014 üsküdar

İlham için teşekkür ederim İnci Aral’a

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir