Tasavvuf

Hünkar Hacı Bektaşi Veli -Mehmet Özgür Ersan

1209 Doğum Tarihi 1271 Hakka Yürüme Tarihi Hacı Bektaş Veli soyunun Seyyid ve Türk olduğu konusu nettir. Hacim Sultan Menakibnamesinde aynı yüzyılda yaşamış olması sebebiyle geçen şu ifade çok önemlidir; ” Tanrı aziz sırrını kutlasın ve onu yarlıgasın Sultan Hacı Bektaş Veli’nin soyu Hacı Bektaş Veli, İbrahim el Sani oğludur. İbrahim Sani Musa i Sani oğludur. Musa, Ibrahim Mükerrem […]

Ey gece usul geç -Mehmet Özgür Ersan

Ey gece usul geç Ey gece usul geç Daha yapacak nice işler var Sehere kadar beni sana bağlayan ipler Düğümler çözülecek Tüm düğümler çözülecek Kim ne derse desin Beni bende sensin var eden İçimde özümü sana bağlayan Bu aşk O Hu sende ki O Hü diyor Insan bu dünyaya niye gelir Cemal görmeye Rıza toplamaya […]

Hu!

O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, işiten ve görendir. Cismi, kalıbı, cüssesi, şekli, eti, kanı, şahsı yoktur. Cevher ve araz değildir. Rengi, tadı, kokusu ve duyargası yoktur. Sıcaklığı, soğukluğu, nemi, kuruluğu, uzunluğu, eni ve derinliği yoktur. Birleşmez ve ayrılmaz. Hareketli, sakin ve bölünen değildir. Boyutları, cüzleri, organları ve uzuvları yoktur. Yönleri yoktur. Sağı, solu, önü, […]

Sükût nedir?

İnsan konuşan varlıktır. Konuşması ile diğer canlılardan ayrılan hatta olanlarda bu yönü ile daha sosyal olan bir varlıktır. İnsanın dili sussa bile beyni durmadan konuşur. Beynimizden geçen hayaller, kaygılar yani olumlu yada olumsuz düşünceler de aslında konuşmadan başka bir şey değildir. Bilindiği gibi, düşünme sözcüklerle olanaklıdır. Sözcüklerle düşünür, sözcüklerle kıyaslar, sözcüklerle yeniden yeniden hayatı kurarız. […]

Hoş bak zatına Alem de sen Adem de sensin

Hoş bak zatına Alem de sensin Adem de sensin Nefsine olma esir rahman da sensin rahîm de sensin Heva ile ederse hayatı ta’am zelil olacak olanda sensin Uyma sen her boş söze uyma duyma her cahilin sözün duyma Dövene elsiz ol sövene dilsiz ol da gör sabırla ile nasıl pişermiş insan Ey Abdal Yesari yolda […]

Muhammed Mustafa Ali Nuru, Nur-u Vahit Devriye Naziresi

Hu, Allah, Hak, Cenab-ı Hak, Rab hep Hakkın tecellileri ve her şeyde yeniden yeniden tecelli etmesidir.Allah hakkında ne kadar şey biliyoruz genelde bildiğimiz hiç bir şey bilmediğimizdir. İhlas Suresi Allah’ın ne olmadığını anlatır. Ne olduğunu tasavvur etme şansımız yoktur. Şehadet Alemi denilen bu yaşadığımız aleme gelene kadar HU makamı Tahanyünsüzlük yani karanlık ve olacakların manalandığı […]

Hiç

ey insan bir yüzün var­ taştan oyulmuş­ kanın sudan ve topraktan­ ırmaklardan gelmişsin­ çağlayıp duran­ ne varsa oyup topladığın­ sana dair seni anlatan­ savurur atarsın­ denizlere­ yüreğinde karanlık­ derin bir sessizlik­ içine düşmüş sözcüklerden­ hiçlik deryasından atılmış bir oksun­ birlikten çokluğa bölünen­ birliği arayan­ karanlıksın­ sessizlik içinde gürleyen­ sesi dinleyip aydınlanan­ ve sesi gibisin­ aydınlığın […]

Hüccet’ül Burhan

Gücün bitene kadar tüket bizi Ey kocamış zaman Ölümlü tortular bırak bize Kaybımız çok az bizim Yaşadık yeterince Gördük her bir şeyi Açgözlü dünyalıların Tükenince açgözlü yanları Belki birşey kalır geleceğe Sonsuzluk mutlu etmez bizi Sadece içten bir yaşam isteriz Gerçekten tanrısal olan Gerçekle, huzurla ve aşkla parlayan zaman Kimsenin ne tahtını ne cenneti Yıldızlarla […]

Hicab

Yırtıl perde Yaradan’la aramdan Gönül gözümü bakış nuruyla Kendime çevirdim Bin hicabı yırtar Nuru ateş-i Batını ara Zahirde kalma O iliğidir Bu âlem ise derisi Feleğin ondan Bir yaprak olduğu bahçeden Bir dal al gel Görmeyenin gözünü görür kılar Nefs-i emarenin hicablarını yırtar atar Mehmet Özgür Ersan

cedel

… belirsizlik karşısında dağılmışlığın harap ettiği sinirlerinin gerilişini gördüm etrafımda her şeyin nasıl yavanlaştığını gördüm insanların yataklarında tırmandıkları zirvelerin yaşamın uçurumlarında nasıl rüyaya dönüştüğünü gördüm moral çökertici tüm düşüncelerin sonunun tiksinti olduğunu gördüm iliğimize kemiğimize dokunacak tedirginliğin hakikat ve tenin felaketi olduğunu gördüm buda’nın vaazının schopenhauer’ın içimizi kararmadan okunacağını gördüm edepli olmaya mahkum kadınların yalanı […]