• Çocuk Hayırlama Gülbankı

  • kimin için sanat

  • gül yaprağı gibi akardınız /bir nehrin derininden

  • Eleştiri ve eleştiri türleri

Kendine Dönme Vakti

I Vitrinlerin önünde durmaktan eskidiği Fiyatların sormaktan tükendiği Sinemalarında saklanılan Bu şehirde yaşanmaz artık Gazetelerinde yazılmış yazıların utandığı Silahların namlularının akla çevrildiği Bu şehirde … II Şimdi yollara düşme bozkırı geçme çöle ulaşma kendine dönme vakti… Çölde huzur çölde sessizlik çölde sen varsın Çöl yeni başlangıçtır sığınaktır insanlar -dan kaçanlar -a III Sonra usul usul […]

Hakidir Ayrılıklar

Issız ve karanlık Hücremde Geceye uzarken Sakallarım Kalbimde ve bahçemde Bir gül daha tomurcuklandı Dudakların Güzel bir nar lekesiydi Öpemeden Kopardılar dalından Sanmayın siyahtır Ayrılığın rengi Biz hep haki ayrılıklar Yaşadık Talan edildi Her dikenli telden sonra Beraber koştuğumuz yollar Dağıldı aşklar Dağıldı hayat Hakidir Ayrılıklar Mehmet Özgür Ersan 14th November 2013

kimin için sanat

Sanat üzerine genel tartışma konusu, tarihin her döneminde aynıdır. Yani ‘Kimin için sanat’ ya da ‘sanat sanat için mi ?’ Sanat toplum için midir? Bu eski tartışmanın tek başına düşündüğümüzde birçok eksikleri vardır. Farz edelim ünlü bir ‘üstat’ çıkıp yüksek perdeden çevresine buyruklar vererek: Sanat, sanat içindir! diye bağırıp çağırsın ve sanatın tek amacı vardır […]

Hayat Materyalist ve Gerçek

Çoban ateşleriydi Serçe cesetlerine karışan Rüzgarda ürkek konuşmalar Bilirsin mayın tarlasına iki kez girilmez Bütün renkleri kirli bir beyaz gammazladı Gamzelerinde bir elif kederlenir Asi bir Türkmen kızı Karındaşlarının cesetlerini Tütün ve efkarla çitilerken Tüm kızıl sakallardan kara gemiler geçti Alnımızda simurg gölgesi Ciğerlerimizde ejder soluğu Ergekon dediğin Bir yanardağ sönüğü Hangi ütopya doğru çıktı […]

Logos/ Mythos (Us / Hayal)

“Mitler, canlı tutsun diye vardır. “ Albert Camus -I- Antik Yunan Ozanların diliyim Mucizeler denizinde Trajik efsaneler ülkesinde Agora’da(1) bağırırım Artık hiçbir kanıta gerek yok Kaç beden gezdim Kaç hayat yaşadım Kaç tona kondu ruhum Yorulmadım Bir Anka’yım her bahar Yeniden doğan Likya’da Apollon Efes’de Artemis Evrenin merkezi Delphoi Tapınağında Afradot’im Lidya Frigya’da Dionysos Küçük […]

Kiraz Ağacı

I doğardı/ her kavgadan sonra iki başlı sessizlik bir keten buruşluğuydu zaman/ toplasan dağılacak gülsen yüzünün aynasında gülücükler yeşertecek bin kez yondum/ bin kez yoğurdum bu kasvetli anı kolları bağlı/ kim çözmüş kelepçesine/ ipek parmak uçlarıyla şaşırmadım ben/ onun doğumunu bilirim doğmadan öncesini/ yokluğunu mamak’ın yoksul gecekondularını bahçesinde zakkum/ hanımeli begonvil/ en çok sardunya kokulu […]

Deli Mehmet Destanı

dedem’e Aşk ve Terkediş Bir başıma kalmış Özgürlüğü elinden alınmış Bir serçeyim Bu buzul denizinde Duru masmavi bir günde Kaderin açtığı yeni yaradan Aşkın içime doluşu Yeryüzünün yıldızlara karışması gibidir Sarıkamış göğünün O masmavi kristal pırıltısının Borana dönmesi Para denizinin rüzgarını İçine doldurarak Sevgilinin çekip gidişi gibidir Zamanı Kavrayış Her yan bembeyaz Damarlarımda katmışız Billur […]

Kış ve Serçe

Su Perisi’ne Her sabah yeniden yeniden Konar bakır yüzlü serçe O çağıldayan nehre Seslenir durur Yürek Su Perisi Su Perisi Diye Şimdi yeller esiyor Serçenin su içtiği yerde Yazılmamış nice anılar Islık çalan rüzgarda Orda oraya savruluyor Serçeler Üşüyor Kış geliyor Sevdamıza Mehmet Özgür Ersan

cedel

… belirsizlik karşısında dağılmışlığın harap ettiği sinirlerinin gerilişini gördüm etrafımda her şeyin nasıl yavanlaştığını gördüm insanların yataklarında tırmandıkları zirvelerin yaşamın uçurumlarında nasıl rüyaya dönüştüğünü gördüm moral çökertici tüm düşüncelerin sonunun tiksinti olduğunu gördüm iliğimize kemiğimize dokunacak tedirginliğin hakikat ve tenin felaketi olduğunu gördüm buda’nın vaazının schopenhauer’ın içimizi kararmadan okunacağını gördüm edepli olmaya mahkum kadınların yalanı […]

Dokuz Boğumlu Yaraya Gazel

Acı maddeyi parçalarken Keder ruhumu Şiirde yetmeyecek artık Bu anlatılan senin hikayendir Kendini tanı Beni her şeyden uzak tutan O ışık parçasına ulaşmamı Tüm kötülüklerin içine batmış Buruk itlere duyduğum kine borçluyum Hala Truva kıskanılıyor Bugün tüm yazdıklarımızda Taklitten başka ne sözü var insanlığın Ezbere ürpertiler Yağmalanmış vecdlere Hazırlanan safdilleriyle Gelecek nesillere ağlaşmaktan başka Dinle […]