YAPAYANLIŞLAR DİVANI

Üç Yanlışın Bir Hakikati
Yazan: Yesari Abdal (Mehmet Özgür Ersan)
Karanlık lacivert bir fon.
Sisler içinde yarım bir turna silueti…
Turna’nın kanadında ince bir duman,
arkasında bir İstanbul silueti: Galata, vapurlar, yağmur.
Sol altta eski bir pul — üstünde şu mühür:
“Yapayanlışlar Divanı – 2025”
Üstte ince gümüş harflerle:
“Her yanlış, bir dua gibidir.”
🌙 ÖNSÖZ: ÜÇ YANLIŞIN BİR HAKİKATİ
Bazı yollar çıkmaz değildir,
sadece kimse o çıkmaza kadar yürümeye cesaret edememiştir.
İnsan, yanlışıyla yoğrulur.
Atilla İlhan bize “aşkın yenilmiş hâlini”,
Ece Ayhan “insanın lekeli vicdanını”,
Yesari Abdal ise “yanlışta bile Hakk’ı” gösterir.
Bu kitap, üç farklı sesin bir tek hakikatte birleşmesidir:
Yanlış sevmek, yanlış inanmak, yanlış yaşamak…
Ama sonunda doğru olanın — aramak — olduğunu fark etmek.
Bu divan, bir aşk itirafı değildir yalnızca;
bir iç sorgudur, bir irfan defteridir,
ve biraz da Hakk’ın insana kurduğu şiirli tuzaktır.
I. SİSLİ AŞKLAR
(Atilla İlhan’ın dumanı)
“Bir sokak lambasıyla konuşmayı denedin,
çünkü kimse kalmamıştı.”
Yanlış kadını unuttun.
Yanlış mektuplar yolladın.
Yağmurun her tanesi bir ses taşıdı,
hiçbiri sana dönmedi.
Yanlış şehirlere saptın.
Martılar küstü, trenler rötar yaptı.
İstanbul bir yanlıştı,
ama en güzel yanlış oydu.
Yanlış kalpleri gezdin.
Sevmedin, sevilmedin;
sadece hatırlandın, bir kadeh diplerinde.
Her aşk, bir yorgun imzaydı senin defterinde.
Ve sonunda öğrendin:
Bazı sevmeler,
hiç olmaması gereken yerlerde filiz verir.
II. KİRLİ SOKAKLAR
(Ece Ayhan’ın bilinci)
“Her yanlış, devlet kadar ciddi bir meseledir.”
Yanlış zamanları özledin.
Kaldırımlar seni tanıdı.
Bir çocuk ismini harf harf küfre çevirdi.
Yanlış kuşlar kondurdun,
yanlış ağaçlara.
Bir güvercin öldü —
kimse duymadı.
Yanlış gönüllere girdin.
Bir tutanak tutuldu içinden,
başlığı: “Eksik İnsan Raporu.”
Yanlış özürler diledin,
yerin altına ulaştı duaların.
Toprak bile “tamam” demedi.
Yanlış kelimeler aradın,
bulduğun sadece suskunluk oldu.
III. KUTSAL YANLIŞLIK
(Yesari Abdal’ın irfanı)
“Yanlış da Hakk’tandır, çünkü yanılmak da bir öğreniştir.”
Yanlış trenlere bindin.
Ama Hakk, trenin yönünü değiştirdi.
Yanlış bahçeleri övdün.
Çünkü gerçek gül, dikeninde gizlidir.
Yanlış gövdeleri düşledin.
Ama aşkın aslı tende değil, candaydı.
Yanlış borçlar ödedin.
Her borç bir sınav, her pişmanlık bir nasihat.
Yanlış şiirler yazdın.
Ama hepsi Hakk’a döndü.
Ve sonunda
anladın ki,
her yanlış, seni doğruya biraz daha yaklaştırdı.
🌾 SON SÖZ: YAPAYANLIŞ
Yanlış kadından bir dua öğrendin,
yanlış şehirde bir gönül buldun,
yanlış kelimede Hakk’ın sesini duydun.
O ses dedi ki:
“Doğruların da yanlıştan doğduğu bir dünya bu.
Yürümeye devam et,
çünkü bazen yol, yanlış bile olsa,
senin için çizilmiştir.”
🖋️ ARKA KAPAK NOTU
“Bu kitap, bir insanın içini kazıdığı yerden bulduğu harflerdir.
Her dizesinde bir yanlış, her yanlışta bir sır vardır.
Şiir, bazen doğrunun değil; yanlıştan dönmenin sanatıdır.”
— Yesari Abdal (Mehmet Özgür Ersan)
  • Related Posts

    Deccal’in Sesi

    Onlar öncüydü, karanlığın habercisi, Mesih kisvesi altında, Deccal’in rahipleri. Aziz Yuhanna’nın dediği gibi, sayıları çok, Dindarlık maskesi altında, yalanı dokularlar çok. İncil’i silah gibi kullanırlar dillerinde, Mesih’i inkar ettirmek asıl…

    Yeni Bir Renk

    Yeni bir rengi keşfetmenin keyfiyle, Boyuyoruz ömrümüzü umutla. Tenimize düşen yaralarla da bezeniyor, Her bir an hikayemizle. Ne kadar yelkovan akrebe darılırken, Kabuk da bağlasa ruhumuz, Aşkın ateşiyle yeniden eriyoruz,…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir