YEDİ AVAZ
Hakk’ın nefesinden bir avaz koptu,
Özün mayasına çaldı erenler.
Maddenin nakşını “Hu” deyip yaptı,
Kâinat sırrını bildi erenler.
O birinci perde “Yaradan” derler,
İkinci perdede cisme girdiler.
Üçüncüde nurlar şavkı verdiler,
Cümle mevcudatı kıldı erenler.
Dördüncü avazda nizam kuruldu,
Beşinci Güneş’tir, kalbe vuruldu.
Altıncıda damar, ırmak yoruldu,
Samanyolu gibi aktı erenler.
Yedinci semada ruhum duyuldu,
Her perdede binbir hikmet sayıldı.
İnsan olan bu manaya bayıldı,
Zerrede ummanı buldu erenler.
Küçük görme sakın ademoğlunu,
Yüreğinde taşır Arş’ın yolunu.
Abdal Yesari der, çözdüm halimi,
Bu vücut şehrine daldı erenler.
ÂLEM-İ KÜBRA
Kendini bir ufak zerre sanırsın,
Halbuki âlemin canı sendedir.
Gaflet uykusundan şayet uyanırsın,
On sekiz bin âlem hanı sendedir.
Başındaki akıl göklerin süsü,
Yıldızlar misali yanar kürresi.
Hakikat bağının solmaz meyvesi,
Kırkların, yedinin demi sendedir.
Bir yaprakta gizli Hakk’ın gür sesi,
Seninle devr eder göğün nefesi.
Kurulmuş sinene aşkın kafesi,
Güneş’in, Ay’ın da yönü sendedir.
Şah-ı Merdan Ali böyle buyurdu,
İnsan olan Hakk’ı özünde gördü.
İlim ile irfan mülkünü ördü,
Sırr-ı Kâinat’ın şanı sendedir.
Zerrede bütünü görmek istersen,
Hakk’ın aynasına girmek istersen.
Abdal Yesari, yâre ermek istersen,
Bil ki o deryanın sonu sendedir.
Abdal Yesari














































