T.C. Alevî-Bektaşî Kültür ve Cemevi Başkanlığı Yeni Logosu Üzerine Bir Değerlendirme

Giriş

Cumhuriyet döneminde Alevî-Bektaşî topluluklarının kurumsal temsili için kurulan T.C. Alevî-Bektaşî Kültür ve Cemevi Başkanlığı, yeni logosuyla tarihî ve irfânî bir bütünlüğü sembolleştirmiştir. Bu çalışmada, logoda kullanılan unsurların Alevî-Bektaşî düşüncesindeki anlamları ele alınacaktır.

1. Hüseynî Tac-ı Şerif: Dört Terek ve On İki Köşe

Logoda yer alan Dört terekli On İki köşeli tac, Alevî-Bektaşî erkânının özünü yansıtır.

Dört terek, “dört kapı” (Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat) öğretisini sembolize eder.¹

On iki köşe, On İki İmam’a bağlılığı ve özellikle Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’daki şehadetini simgeler.²
Tac, Bektaşî dervişlerinde yalnızca bir kıyafet değil, yolun sırlarını taşıyan bir “irfan kitabı”dır.

2. Selçuklu Yıldızı ve Ahî Yıldızı

Logodaki sekizgen yıldız, hem Selçuklu irfanının devamı hem de Ahîlik teşkilatının sembolüdür.

Sekiz köşe, Kur’an’da işaret edilen “sekiz cennet kapısını” (Zümer 73) hatırlatır.³

Ahî yıldızı, üretim, dayanışma ve kardeşlik değerlerini ifade eder. Bu değerler, Alevî-Bektaşî yolunda “eline, beline, diline sahip ol” düsturuyla örtüşür.⁴

3. Ortadaki Ay-Yıldız

Logonun merkezindeki hilâl ve yıldız, Türkiye Cumhuriyeti’nin sembolü olmanın ötesinde, Alevî-Bektaşî yorumunda kozmik bir anlam taşır:

Hilâl, Nûr-ı Muhammedî’nin doğuşunu, rahmeti ve yenilenmeyi sembolize eder.⁵

Yıldız, İmam Ali’nin “Nur-u Velâyet”ini ve “Lâ Fetâ illâ Ali” hakikatini işaret eder.⁶

Böylece Cumhuriyetin simgesi ile Ehlibeyt’in nuru birleşmektedir.

4. Cumhuriyet ve Ahîlik Bağlantısı

Logonun bütünsel yapısı, aynı zamanda “Ankara Ahî Cumhuriyeti” (XIII. yüzyıl) ile modern Cumhuriyetin kuruluş ruhu arasında köprü kurar. Ahîlik ve Bektaşîlik, toplumsal adalet, kardeşlik ve dayanışma ilkeleriyle Cumhuriyetin temellerinde yer almıştır.⁷

Sonuç

Yeni logo, Alevî-Bektaşî yolunun tarihî mirasını, irfanî sembollerini ve Cumhuriyet değerlerini aynı potada birleştiren birlik nişanıdır:

Hüseynî Tac-ı Şerif → Yolun erkânı ve On İki İmam bağlılığı

Selçuklu-Ahî Yıldızı → İrfan kapıları, ahlâk ve dayanışma

Ay-Yıldız → Nûr-ı Muhammedî ve Ali’nin velâyeti

Bu unsurların bir araya gelişi, Alevî-Bektaşî irfanının kökleriyle Cumhuriyetin değerlerinin uyumunu temsil eder.

Mehmet Özgür Ersan Abdal Yesari

Dipnotlar

1. Abdal Musa Vilâyetnâmesi, haz. İsmail Özmen, Ankara: Kültür Bakanlığı Yay., 1998, s. 45.

2. Ocak, Ahmet Yaşar, Alevî ve Bektaşî İnançlarının İslâm Öncesi Temelleri, Ankara: İmge Kitabevi, 2002, s. 211-214.

3. Kur’ân-ı Kerîm, Zümer 39/73.

4. Melikoff, Irene, Uyur İdik Uyardılar: Alevîlik-Bektaşîlik Araştırmaları, İstanbul: Demos Yay., 1993, s. 127.

5. Korkmaz, Esat, Bektaşîlik ve Alevîlik Terimleri Sözlüğü, İstanbul: Ant Yay., 1993, s. 311.

6. Gölpınarlı, Abdülbaki, Tasavvuftan Dilimize Geçen Deyimler ve Atasözleri, İstanbul: İnkılap, 1977, s. 89.

7. Köprülü, Mehmet Fuat, Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yay., 2003, s. 355

  • Related Posts

    Alevî-Bektâşî Düşüncesinde Yaratılış, Nûr-ı Muhammedî ve Ali – Abdal Yesari

    Giriş: Yaratılış ve “Konuşan Kur’an” Olarak İnsan Tasavvuf tarihinde yaratılış meselesi, farklı ekollerde çeşitli kavramsal çerçeveler içinde ele alınmıştır. Alevî-Bektâşî yolunda ise bu mesele, yalnızca kozmolojinin değil, doğrudan insan anlayışının…

    Galatasaray İsminin Kökeni ve Gül Baba Rivayeti

    ÖzetGalatasaray ismi, Osmanlı eğitim kurumlarının sürekliliği ve kültürel hafızanın sembolik yansımalarından biridir. İsmin kökeni, 15. yüzyılda Sultan II. Bayezid döneminde Galata bölgesinde kurulan Galata Sarayı’na dayanır. Rivayetlere göre, bu sarayın…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir