Cahil ile dost olma, ilim bilmez, söz bilmez,
Kalbini taş eylemiş, gönül bilmez, öz bilmez.
Bir lokma muhabbeti, helâl bilmez, göz bilmez —
Gönül incinir sonra, üzülürsün, Dede’m sen.
Saygısızla dost olma, usul bilmez, erk bilmez,
Adap giymez, yol tanımaz, hatır bilmez, fark bilmez.
Bir nazar eder ama, nazın değerini bilmez —
Edep yıkılır sonra, üzülürsün, Dede’m sen.
Aç gözlüyle dost olma, ikram nedir bilmez hiç,
Doymaz nefsin ateşi, Hak lokmasını yemez hiç.
Dünya malı gözünde, sel olur, sükûn vermez hiç —
Bereket kaçar sonra, üzülürsün, Dede’m sen.
Görgüsüzle dost olma, yol yordamdan bihaberdir,
Her meydanda söz söyler, kem dilini haberdir.
Bir cem olur, erkân yanar, dostluğu kederdir —
Erkan söner sonunda, üzülürsün, Dede’m sen.
Kibirliyle dost olma, halden anlamaz gönül,
Kendini Hak sanmıştır, nefsin olmuş dert bülbül.
Bir nazar et, gör içinde nâr ile dolmuş kül —
Sırra eremez asla, üzülürsün, Dede’m sen.
Ukalayla dost olma, çok konuşur, boş söyler,
Dilin kılıç gibidir, gönül yarar, söz söyler.
Bir nefeslik hikmetten, yoksun olur, hep söyler —
Sükût altınken bozar, üzülürsün, Dede’m sen.
Namert ile dost olma, yürek bilmez, söz bilmez,
Bir vefa gölgesinde, sadakatle diz bilmez.
Mertlik meydan kurulsa, o yoldan iz bilmez —
Hakk’ı unutur sonra, üzülürsün, Dede’m sen.
Gönül bir aynadır, Hakk görünür her dem onda,
Sır doludur her nefes, her bakış bir armağanda.
Hak’tan yana söyler dili, susar nefsin canda —
Yesarî Abdal “Aşk, Hakk’ın niyazıdır insanda.”
Mehmet Özgür Ersan Abdal Yesari











































