KARAMANOĞLU MEHMET BEY : TÜRKÇE RESMİ DİL İLAN EDİLMESİ

Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277
Rum diyarının Anadolu oluşu bu toprakların yurt edinilmesinde Ahiyan-ı Rum (Anadolu Ahileri) zanaatkarlar, Bacıyan-ı Rum ( Anadolu Bacıları)kadınlarımız, Abdalan-ı Rum (Anadolu Abdalları) tahtacılıktan, kilitçilikten, düğünlerde toylarda müzik icrasına kadar toplumun daha minimal işlerini yapanlar ve Gaziyan-ı Rum ( Anadolu Alperenleri ) savaş yapacak askerliğin temelini atacak kişileri ve bunların teşkilatları Karaman Beyliği ve Osmanlı Devletinin kurucu unsurlarıdır. Bu kurucu teşkilatlar Alevi Bektaşidirler.
Alevi Bektaşilik düsturu olan;Eline, beline, diline sahip ol ! sözü Hünkar Hacı Bektaş Veli ‘nin sözlerinden en önemlilerinden birisidir.
Bu sözün açılımı ise şöyledir. Eline yani iline vatanına sahip çık. Beline yani evladına çoluğuna çocuğuna sahip çık töresini öğret. Oğuz töresini yay yani. Diline sahip çık yani anadilini Türkçene sahip çık demiştir.
Karamanlar Bektaşilerdir. Devlet adamları kendileriyle Karaman Beyliğinin kurulmasında büyük çaba harcayan Gaziyanı Rum Alperenler ve Abdalanı Rum Ahiyanı Rum Erenlerinden yani onların Piri olan Hünkar Hacı Bektaş Veli ve onun dergahıyla yakın ilişkileri olmuştur.
Bu yakın ilişkiler zaman içerisinde Karaman Beyliğinde yöneticilerin aldığı kararları da olumlu etkilemiştir. Bunlardan birisi de her yer türkçe konuşulması ile ilgili Karamanoğlu Mehmet Bey’in aşağıdaki meşhur sözünün kaynağı olmuştur.
“Şimden gerü hiç gimesne divanda, dergahda, bergahda ve dahi her yerde Türk dilinden özge söz söylemeye.”
Karamanoğlu Mehmet Bey ve onun düşünce alt yapısını oluşturan Ahiyan-ı Rum (Anadolu Ahileri) Bacıyan-ı Rum ( Anadolu Bacıları), Abdalan-ı Rum (Anadolu Abdalları)ve Gaziyan-ı Rum ( Anadolu Alperenleri )’ni tabi ki bu topluluğun Piri Hünkar Hacı Bektaş Veli’ yi minnetle Anıyoruz.
Mehmet Özgür Ersan
Yesari Abdal Çelebi
Aşk ile
  • Related Posts

    Tarihsel Devrim ve Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın Tarih Tezi

      Kapsamlı Bir İnceleme Dr. Hikmet Kıvılcımlı, Türkiye sosyalist düşüncesinin yalnızca mücadeleci bir siyasal aktörü değil; aynı zamanda Marksist yöntemi Doğu toplumlarının, İslam tarihinin ve Osmanlı-Anadolu gerçekliğinin özgül koşulları içinde…

    TEŞRÎH-İ MANSÛRÎ: İNSAN BEDENİNİN ALTI YÜZYILLIK HARİTASI

    Bilim, tıp ve sanat tarihinin kesiştiği en dikkat çekici eserlerden biri, XIV. yüzyılın sonlarında Şiraz’da kaleme alınan Teşrîh-i Beden-i İnsandır. Daha çok Teşrîh-i Mansûrî, yani “Mansûr’un Anatomisi” adıyla bilinen bu…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir