SAFEVİLER KIZILBAŞ ORDUSUNU LAĞVEDİP, TÜRKMEN KIZILBAŞ ALEVİLİĞİNİ TASAVVUFİ YÖNDEN ÇIKARIP ŞİİLİĞE SÜRÜKLEMESİ YIKILIŞI GETİRDİ

Şah Abbas ve Safevi Gücünün Dirilişi diye bilinen I. Abbas, 1590’da Osmanlılarla antlaşma imzaladıktan sonra şahlığın idarî ve askerî yapısında köklü değişikliklere gitti. Osmanlı örneğini izleyen şah, idarede Türk emirlerin nüfuzunu kırarak kapıkulu ocaklarına benzer, doğrudan şahsına bağlı bir askerî teşkilat kurdu.
Gürcü, Çerkez ve İranlı Ermenilerden müteşekkil bu ordunun neferlerine, Osmanlılarda olduğu gibi kul, subay kademesinde olanlara kullar ağası deniliyordu. 40.000 kişilik düzenli bir orduya tekabül eden bu kuvvet, tüfekçi piyadenin yanı sıra süvari ve topçu bölüklerinden oluşuyordu (Lockhart, 2016; Haneda, 1987: 144-216).
Şah Abbas, ordusundaki top sayısını artırmak için batılı uzmanlarla temas kurdu. 1598’de Essex kontunun elçisi olarak İran’a gelen Shirley biraderlerin Safevi ordusunun modernizasyonunda önemli katkı sağladığı uzun yıllar boyunca tarih kitaplarında tekrar edilegelmiştir (Savory, 1967).
Ürdün’den gelen Ulema İmam Hasan evladı şeriflerle Kızılbaş Aleviliğin Cem olgusu yerine Üç Vakit Namaz ve Ezana “Aliyyul Veliullah’ ‘Ali Allah’ın Velisi’dir kelimesi eklenerek Türkmen Kızılbaş Alevilik yerine Safevi Şiası oluşmuştur.
Osmanlı Bektaşilere sırt çevirip Türkmen Bektaşi Aleviliği yerine Mısır Sünniliği getirmesi ve Yeniçerileri ordusu nasıl lağvedildiyse Safeviler Kızılbaş Ordusunu Lağvedip, Türkmen Kızılbaş Aleviliğini Tasavvufi yönden çıkarıp Şiiliğe Sürüklemesi Yıkılışı getirmiştir.
Aşk ile
Mehmet Özgür Ersan
Abdal Yesari
Resim : Safevi Devleti Bayrağı
  • Related Posts

    Nâdı Ali Duası ve Hikmetleri – Mehmet Özgür Ersan (Yesari Abdal)

    Nâdı Ali Duası ve Hikmetleri Alevî-Bektaşî ritüel repertuvarında metin, anlam, dolaşım ve “hassalar” literatürü Öz Nâdı Ali (Nādī ʿAlī) duası, Alevî-Bektaşî zümrelerde ağırlıkla şifahî dolaşım içinde yaşayan; ancak fütüvvetnâme geleneği…

    Alevî-Bektâşî Düşüncesinde Yaratılış, Nûr-ı Muhammedî ve Ali – Abdal Yesari

    Giriş: Yaratılış ve “Konuşan Kur’an” Olarak İnsan Tasavvuf tarihinde yaratılış meselesi, farklı ekollerde çeşitli kavramsal çerçeveler içinde ele alınmıştır. Alevî-Bektâşî yolunda ise bu mesele, yalnızca kozmolojinin değil, doğrudan insan anlayışının…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir